Download 5007 Fotografta Kompozisyon - Tom Grill - Mark Scanlon PDF

Title5007 Fotografta Kompozisyon - Tom Grill - Mark Scanlon
File Size17.4 MB
Total Pages91
Table of Contents
                            İçindekiler
1- Düşüncelerin İfadesi
	Bir Mesaj İletmek: Kompozisyonun Temeli
2- Grafik Kontrol Unsurları
	Nokta
	Çizgi
	Çizgilerin Etkisi
	Çizgilerin Anlamı
	Kurgusal Çerçeveleme
	Psikolojik Çizgiler
	Biçim ve
Form
	Biçim ve Anlamı Birleştirmek
	Kalıp ve Tekrarlar
	Ağırlık
	Derinlik
	Denge
	Ufuk Çizgisi
3- Fotografik Kontrol Unsurları
	Objektifte Perspektif
	Görüntü Bozulması
	Objektiflerde Odak Uzaklığı
	Netleme
	Işık
	Işık ve
Yarattığı Ortam
	Kontrast
	Açık ve Koyu Yoğunlukluğu
	Zaman: Perde Hızı
	Zaman Kesitleri
	Film ve Format
	Gren Ve Detay
	Baskı Boyutu
4- Renk Kullanımı
	Rengin Anlamı
	Sarı Renk
	Mor Renk
	Yeşil Renk
	Renk Doygunluğu
	Doygunluk ve Pozlandırma
	Renk Isısı
	Rengi Konu Olaraka Kullanmak
	Film Uyumsuzluğu
	Renk ve Kötü Hava Koşulları
5- Tüm Kompozisyon Hakimiyeti
	Konu: Şehir Ortamının Yalnızlığı
	Konu: İnsan ve Balon
	Konu: Kar ve Grafik
	Konu: İnsan
	Bir Ana Fikir Üzerine Çalışma: Amerikan Kırsal
Manzaraları
	Bir Ana Fikir Üzerine Çalışma: Tasarımlar
Teknik Veriler
                        
Document Text Contents
Page 2

ISBN 975-8293-50-8

Fotoğrafta Kompozisyon

Tom Grill - Mark Scanlon

Özgün Adı:

Photographic Composition, 1983

Tom Grill - Mark Scanlon

Çeviren

Nedim Sipahi

Ofset Hazırlık

Homer Kitabevi

Tasarım

Sinan Turan

Baskı

Barış Matbaası

Cilt

Barış Mücellit

RenkAyrımı

Dört Renk

1. Basım 2003

© Homer Kitabevi ve Yayıncılık Ltd. Şti.

Tüm metnin yayım hakkı saklıdır.

Tanıtım için yapılacak kısa alıntılar dışında yazarın ve yayımcının

yazılı izni olmaksızın hiçbir yolla çoğaltılamaz.

Homer Kitabevi ve Yayıncılık Ltd. Şti.

Yeni Çarşı Cad. No: 28/A

Galatasaray 34433 İstanbul

Tel: (0212) 249 59 02 • (0212) 292 42 79

Faks: (0212) 251 39 62

e-mail: [email protected]

T O M GRILL - MARK SCANLON

F O T O Ğ R A F T A

K O M P O Z I S Y O N

Ç e v i r e n : N e d i m S i p a h i

h o m e r kitabevi

mailto:[email protected]

Page 45

Işık

Işık işe yeni başlayan fotoğrafçı için fotoğrafın anlaması en

zor ve en önemli alanıdır. T ü m yönleriyle ışık hakkında duyar

lılık kazanabilmek için öneml i bir zaman ve e m e k yatırımı ge­

rekmektedir .

Işığın N i t e l i ğ i
B ü t ü n ışıklar aynı değildir. Ö r n e ğ i n f lüoresan ampulünün

yaydığı ışıkla tungsten fitilli normal ev ampullerinin verdiği ışık

aras ında nitelik farkı vardır. Flüoresan ışığı sert ve parlaktır.

Tungsten fitilli ampul diğerine kıyasla daha yumuşak bir ışık ya­

yar. Bir çok insan bu farklılığı göz ö n ü n e alarak belli bir etki ya­

ratmak için odalarını aydınlatmakta ne türden ışık kullanacak­

larına karar verirler.

Fotoğrafçılar ışığın değişik biçimlerde farklılaşmasını ifade et­

m e k üzere genel olarak 'ışığın niteliği ' terimini kullanırlar. Işı­

ğın niteliğini tanımlamak için en çok kullanılan sıfatlar "sert",

"yumuşak", "sıcak" ve "serin "dir. Sert ışık parlak ve huzme ha­

lindedir. Koyu gölgeler ve parlak aydınlık alanlar oluşturur. Yu­

muşak ışık huzme halinde değildir ve aşırı ton farklılıklarına se­

b e p olmaz. Sıcak ışık renk spektrumunda kırmızıya doğru ka­

yarken serin ışık mavi ve yeşile çalar.

B i r stüdyodayken fotoğrafçı ışığın niteliğini kolaylıkla kont­

rol altına alabilir. Tungsten fitilli ampuller ya da elektronik spot­

lar kullanarak ışığı değiştirebilir. Birden fazla ışık kaynağını bir

arada kullanabileceği gibi koyu gölgeleri ortadan kaldırabilmek

için yansıtıcı panel ler yerleştirebilir. Eğer renkli filmle çalışıyor­

sa renkli filtreler ya da renkli yansıtıcı panel ler kullanabilir.

Dışarıya ç ık ınca fotoğrafçının ışığın niteliği üzerinde doğru­

dan kontrolü çok kısıtlıdır. Açık havada portre çekerken ışığın

niteliği yansıtıcı panel ler yardımıyla değiştirilebilir, fakat büyük

çoğunlukla ışığın niteliği gökyüzünde bulutların oluşturduğu

tabakanın yoğunluğuna ve günün saatine bağlıdır.

Eğer hava kapalıysa bulutlar arasından süzülerek geçen güneş

ışığı her yöne doğru dağılabildiği için yumuşak bir özelliğe sa­

hiptir. B u n u n sonucu olarak bulutlu bir havadaki gün ışığı göl­

ge yerleri aydınlatmak için yansıtıcı panel ler eşliğinde kullanıl­

dığında güzel portreler elde edilebilir.

Işığın kalitesine etki eden daha ö n e m l i bir unsur günün sa­

atidir. Sabah erken saatlerde ve akşam üzeri atmosferden geçen

güneş ışığı sıcak ve yumuşak bir özelliğe sahipken, öğle saatle­

rinde bu özelliğini yitirir. Gün doğumu ve gün bat ımında her

geçen dakika ışığın niteliği değişikliğe uğrar. H e r değişimle de

yeni fotoğraf olanakları ortaya çıkar.

Işığın Niteliğini Mesaja Uyarlama

Bir f o t o ğ r a f t a yer alan n e s n e l e r i n n i te­
l ikleri bu g ö r ü n t ü y ü a y d ı n l a t m a k için kul­
lanılan ış ıktan kaynaklanır .

B u lale f o t o ğ r a f ı n ı ç e k m e k t e k i z o r l u k
ç i ç e ğ i n ö z ü n ü y a n s ı t a b i l m e k o l m u ş t u r .
S o r u n g ö z ü n a lg ı ladığ ı ışığın n i t e l i k ve
ö z e l l i k l e r i n i n m ü d a h a l e e d i l m e d i ğ i tak­
dirde f i l m üzer ine k a y d e d i l e m e m e s i n d e n
k a y n a k l a n m a k t a d ı r .

La len in ü z e r i n e y e r l e ş t i r i l e n bir l a m b a
ışığı çanak y a p r a k l a r ı n ı n arasına y ö n e l e ­
rek o n l a r ı n ışığı g e ç i r e c e k d e n l i ş e f f a f
özel l iğini v u r g u l a m a k t a d ı r . Fakat y ine de
ç i ç e ğ i n a l t k ı s m ı y l a a r k a p l a n a r a s ı n d a
y e t e r l i k o n t r a s t ı n olmadığı g ö r ü l ü n c e bu­

nu d e n g e l e m e k için la lenin al t ına yansı­
t ıcı lar y e r l e ş t i r i l m i ş ve ışık y u k a r ı y a d o ğ ­
ru yansı t ı lmışt ı r .

B u f o t o ğ r a f t a m a m e n o n u a y d ı n l a t m a k
için kul lanı lan ışığın n i te l iğ ine bağımlıdır.
Eğer farkl ı davranı lmış ve flaş kul lanı lmış
olsaydı y a p r a k l a r d a k i b u şef faf g ö r ü n t ü
kaybolacak ve bunu s o n u c u n d a v e r i l m e k
is tenen mesaj ın içer iği ö n e m l i ö lçüde de­
ğ i ş e c e k t i .

F o t o ğ r a f ç ı ku l landığ ı ışığın n i t e l i ğ i n i n
f o t o ğ r a f ı n d a k i m e s a j d a n a y r ı d ü ş ü n ü l e ­
meyeceğin i her z a m a n hat ı r lamak z o r u n ­
dadır.

Page 46

Ciddi fotoğrafçılar ışığın niteliğindeki bu ince farklılıklara du­

yarlı olup bunu heyecanla değerlendirmeye çalışırlar. Gerçek­

ten de tecrübeli fotoğrafçıların çoğu çekim zamanlarının önem­

li bir bö lümünü sabahın erken ve akşam üstü saatlerine ayırır­

lar. G ü n ü n diğer saatleriniyse çoğunlukla ışığın özelliklerinin

çok daha elverişli olacağı akşam saatlerinde ya da ertesi sabah

en iyi hangi noktalardan fotoğraf çekebi lecekler ini araştırmak­

la geçirirler.

K o n u Işık O l d u ğ u n d a
Işık fotoğrafçılar için öylesine önemlidir ki, birçokları fotoğ­

raftaki nesneler in sadece ışığın görülmesine ve saptanmasına

yarayan yüzeyler olduğunu düşünür. Bu insanlar için her fotoğ­

rafın konusu gerçekte ışıktır. Işık doğru olmadıkça fotoğraf da

olmaz. Örneğ in doğum günü pastasındaki mumları üfleyen bir

çocuğun fotoğrafını çekerken duyarlı bir fotoğrafçı flaş kullan­

mayı tercih etmez. Bu görüntüdeki asıl ö n e m l i unsur m u m ışı­

ğıdır. Flaşın vereceği ışığın niteliği görüntüyü tamamen değiş­

tirecektir. B e n z e r şekilde her görüntüde fotoğraflanan şey bel­

li bir nesne değil, ama o n u n ürettiği ya da yansıttığı ışıktır.

İyi fotoğrafçıların çoğu kendiler ine bir ışık tarzı bel ir lerler ve

özellikle de ışığın belli niteliklerini tercih ederler. Bu fotoğraf­

çılar hoşlarına giden belirli bir ışığın peşine düşerler ve rastla­

dıklarında da olabildiğince yararlanmaya çalışırlar. Işığı fotoğ­

rafına yansıtma konusunda bir tarzı yakalamak ışığın niteliğiy­

le ilgili oldukça ince bir duyarlılığı gerektirir ve b u n u elde ede­

bi lmek de oldukça güçtür. Ancak tüm fotoğrafçılar da bir sah­

neyi aydınlatmak için kullanılan ışığın özelliğinin fotoğrafın ver­

m e k istediği mesajı doğrudan etkilediğini göz ö n ü n e almak du­

rumundadırlar.

Bir görüntüdeki ışığın niteliği genellikle ışık kaynağının ve fo­

toğraf makinesinin birbir lerine göre nasıl yerleştiğine bağlıdır.

Işığın kaynağına göre makinenin nerede tutulduğuna bağlı ola­

rak fotoğrafın konusu arkadan aydınlanmış, yandan aydınlanmış

veya önden aydınlanmış durumda olacaktır.

K o n u n u n arkadan aydınlandığı (ters ışıklı) bir durumda ışık

kaynağı fotoğraf makinesinin tam karşısındadır ve bazen de çer­

çevenin içine girer. Böyle bir durumda kontrast çok azdır ve ko­

nular genellikle siluet şeklindedir. Bunun sonucu olarak da doğ­

ru pozlandırma söz konusu olamaz.

K o n u n u n yandan aydınlandığı durumlarda ışık kaynağı ma­

kinenin sağında ya da solunda yer alır ve k o n u n u n biç iminin

ortaya çıkmasına yardımcı olur. Ortaya çıkan derin gölgelerden

dolayı bu tür görüntüler genellikle yüksek kontrastlı olurlar. Ço­

ğu zaman bu tür gölgeler kompozisyon oluşturmada önemli bir

unsur hal ine gelirler. Yandan aydınlatma renklerin zengin gö­

rünmeler ine yol açar. Özellikle polarizasyon filtresi kullanıldı­

ğında bu durum daha da dikkat çekici bir hale dönüşür.

Ö n d e n aydınlatılmış bir sahnede ışık kaynağı fotoğraf maki­

nesinin arkasında yer alır. Işık düzgündür, kontrast ve gölge ya­

ratmaz. K o n u n u n detayları göze batmaz ve nesneler in özellik­

leri anlaşılmaz. Kompozisyon açısından ö n d e n aydınlatma yan

yana getir i lebilecek soyut şekiller ve dokular ortaya çıkarür.

Işığın yönünün görüntüyü nasıl etkilediğinin öğrenilmesiyle

fotoğrafçı bir görüntünün günün farklı zamanlarında nasıl gö­

rüneceğini tahmin etmeyi de öğrenmeye başlayacaktır. Ote yan­

dan bir taraftan bakı ldığında pek bir özelliği olmayan bir gö­

rüntü diğer taraftan bakıldığında çok ilginç görünebil ir . Örne­

ğin aşağıdaki fotoğraflar sadece birkaç dakika arayla, ancak fark­

lı açılardan çekilmişlerdir. Sadece ışığın yönündeki değişimden

kaynaklanan fark o ldukça çarpıcıdır . S a h n e n i n özelliği farklı

açılardan elde edilen farklı ışık nitelikleri sebebiyle kökten de­

ğişime uğramıştır.

Çekim yerini değiştirmesinin ışığın açısı üzerinde yapacağı et­

kileri gözünde canlandırabi len bir fotoğrafçı hangi noktadan

daha çarpıcı bir görüntü elde edebi leceğini kolaylıkla tahmin

edecektir . •

Page 90

F O T O Ğ R A F T A K O M P O Z I S Y O N

Sayfa 111. Makine: Hasselblad. Objektif: 150
mm. Pozlandırma: 1/60 saniye, f/22. Film:
Kodak Plus-X.

Pek çok fotoğrafçı perde hızı değeri 1/60
saniye veya daha süratli olduğunda makine
hareketinin görüntü netliğini etkilemeyece­
ği yönünde yanlış bir izlenime sahiptir. Ger­
çektende bir çok insanın yüksek perde hızı
değeri olarak kabul etliği (1 /250 saniye ve da­
ha süratli) hızlarda bile elin kımıldaması kes­
kin netlikte görüntü elde etmeyi güçleşlire-

bilmektedir. Sonuç olarak çok net bir fotoğraf istediğimde perde hızı değerine
bakmaksızın kesinlikle bir sehpa ve uzatma kablosu kullanırım.

Sehpa ve deklanşör kablosu kullanımı bu görüntüdeki sıra dışı netliğin önem­
li bir unsurudur. Burada yüksek kaliteli ve ince grenli film, orta format makine
ve kısık bir diyafram kullandığım doğrudur, ancak 1 /1000 saniyelik perde hızı
değerinde bile, eğer ki makineyi elimde tutmuş olsaydım, elde edeceğim net­
lik burada görülen keskinliğin daha altında olurdu.

Sayfa 114. Makine: Leica 3F. Objektif: 90 mm. Pozlan­
dırma: 1/60 saniye, f/8. Film: Kodak Tri-X (ISO 400
olarak kullanıldı).

Bu fotoğraf, çekildiği sırada hüküm süren hava koşul­
larına (özellikle kara) bağlı kalmıştır. Kar iki ayrı kom­
pozisyon unsuru sağlamaktadır. Bir yandan eğer kar ol­
masaydı kilisenin ön cephesindeki detaylar çok iyi an-
laşılamayacaktı. Diğer yandan yağmakla olan ve öndeki
ağaca pek etkisi olmayan kar arkadaki kilisenin görün­
tüsünü soluklaştırmaktadır. Sonuç olarak ağacın silueti
arka planla iyi bir kontrast oluşturmaktadır.

Bu sahneyi gördüğümde ağacın zarif duruşu ve ar­
kadaki kilisenin kütleselliği arasındaki karşılaştırma beni çok etkiledi. Fotoğ­
rafın farklı kesitler veren görüntüsü izleyicinin dikkatini ön planla arka plan
arasında götürüp getirerek bu izlenimi desteklemektedir. Fotoğrafı çekmek için
duracağım yeri belirlerken ağacın dallarını ön cephenin detaysız bölümleriyle
çakıştırmaya dikkat ettim.

Sayfa 122. Makine: Nikon. Objektif ve Pozlandırma (Çift
çekim). Film: Kodachrome 25.

Bu tür fotoğrafları doğal olarak çekmek neredeyse im­
kansızdır. Dolayısıyla bu görüntüler "sandviç" denen iki
filmin üst üste getirilmesiyle elde edilir.

Öncelikle kapalı bir gökyüzüne karşı uçmakta olan mar­
tıların bir dizi fotoğrafını çektim. Kuşların etrafı açık bir
şekilde görünsün diye filmi fazla pozlandırdım. Başka bir
zamanda da filtre kullanmadan ve herhangi bir
müdahalede bulunmadan bir dizi gün batımı fotoğrafı
çektim. Buradaki fotoğrafı oluştururken martı serisinden
bir tanesini seçip, gün batımı serisinden bir tanesinin

üzerine koydum. Daha sonra her iki film karesini de aynı dia çerçevesine takarak
bu sandviç filmin bir kopyasını çıkardım.

Kullanacağım kareleri seçerken martının duygusal ağırlığının güneşin ve genel
görüntünün etkisine uygun düşmesine dikkat ettim.

Similer Documents